Farabi, insanın mutluluğu arayışında öncelikle kendini ve evreni anlaması gerektiğini vurgulamıştır. Onun felsefesi, insan davranışlarının iyiliğe yönelmesi gerektiği üzerine kuruludur. Farabi'ye göre, felsefenin amacı, var olanın ve âlemin amacını irdelemektir. İnsanın mutluluğa ulaşabilmesi için önce bilgi edinmesi, ardından bu bilgiyi hayata geçirmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, Farabi'nin felsefi görüşü, bireyin bilgi ve erdem yoluyla kendini geliştirmesi gerektiğini savunur.
Farabi'nin varlık felsefesi, panteizm olarak nitelendirilen bir tasavvur üzerine inşa edilmiştir. Ona göre, Tanrı, bütün varlıkların kaynağıdır ve zorunlu bir varlıktır. Farabi, Tanrı'nın evrenin yaratıcısı ve yöneticisi olduğunu düşünmektedir. Bu bakış açısı, Aristocu Tanrı tasavvurundan farklılık göstermektedir. Farabi'nin varlık felsefesi, varlıkların birbirleriyle olan ilişkilerini ve varoluşlarını anlamak üzerine yoğunlaşmıştır.
Farabi, İslam felsefesinin Meşşai (peripatetik) akımının kurucu âlimlerinden biridir. Bu akım, Aristoteles'in felsefi düşüncelerinden etkilenmiştir. Farabi, İslamiyet'in o dönemdeki kültürel ve medeniyetle yüzleşmesini sağlamış ve özgün bir bilgi-bilim tasavvuru geliştirmiştir. Bu nedenle, Farabi, felsefi düşüncelerinin yanı sıra, bilim ve mantık alanında da önemli katkılarda bulunmuştur. Onun bu alandaki çalışmaları, İslam dünyasında felsefeyi sistematik hale getirmiştir.
Farabi'nin bilgi anlayışı, yargısal bilginin tasdikî bilgiler olarak ikiye ayrılması üzerine kuruludur. Bu ayrım, yakîn kavramı etrafında şekillenmiştir. Yakînî bilgi, zihin ile gerçeklik arasında kurulan uygunluk ilişkisinin asla bozulmayacağının bilinmesidir. Farabi, bilgiye ulaşmanın yollarını ve bu bilginin insan yaşamındaki önemini vurgulamıştır. Bilgi, onun felsefesinde, insanın mutluluğa ulaşmasında temel bir araçtır.
Farabi'nin etik anlayışı, erdem ve mutluluk kavramları etrafında şekillenmektedir. Ona göre, erdemli bir yaşam sürmek, insanın mutluluğunu artıracaktır. Farabi, insanın erdemli davranışlar sergileyerek topluma katkıda bulunması gerektiğini savunur. Ayrıca, bu erdemlerin öğrenilmesi ve uygulanması için eğitimin önemine vurgu yapmaktadır. Farabi, bireylerin erdemli bir toplum oluşturması için kendilerini geliştirmelerinin gerekliliğini öne sürer.
Farabi, birçok önemli esere imza atmıştır. "El-Medinetü'l-Fazıla" (İdeal Şehir) adlı eseri, onun felsefi düşüncelerinin en önemli örneklerinden biridir. Bu eser, ideal bir toplum yapısını ve erdemli bireylerin nasıl bir arada yaşayacağını ele almaktadır. Ayrıca, "Kitab al-Musiqa" gibi eserleriyle de müzik felsefesi üzerine önemli görüşler sunmuştur. Bu eserler, Farabi'nin hem felsefi hem de bilimsel alandaki derinliğini göstermektedir.
Farabi, mantık alanında da önemli katkılarda bulunmuştur. Onun mantık anlayışı, Aristoteles'in mantık sistemi üzerine inşa edilmiştir. Farabi'nin mantık eserleri, akıl yürütme ve düşünce sistemlerinin nasıl yapılandırılacağına dair bilgiler sunmaktadır. Mantık, Farabi için, doğru düşünmenin ve bilginin temelini oluşturmaktadır. Bu bağlamda, mantık eğitimi, bireylerin düşünsel gelişimlerinde önemli bir yere sahiptir.
Farabi, eğitimi bir bireyin gelişimi için vazgeçilmez bir unsur olarak görmektedir. Eğitim, bireyin bilgi edinmesi ve erdemli bir yaşama ulaşması için gereklidir. Farabi, eğitimin sadece bilgi aktarımı değil, aynı zamanda karakter geliştirme süreci olduğunu da belirtmiştir. Bu nedenle, öğretmenlerin rolü büyük önem taşır; zira öğretmen, öğrencinin düşünsel ve ahlaki gelişiminde rehberlik etmelidir. Farabi'nin eğitim anlayışı, günümüzde de geçerliliğini korumaktadır.
Farabi, ideal bir toplumun nasıl olması gerektiği üzerine önemli görüşler geliştirmiştir. Ona göre, ideal bir toplum, erdemli bireylerden oluşmalı ve bu bireyler arasında adalet, eşitlik ve dayanışma sağlanmalıdır. Farabi, toplumun gelişimi için bireylerin kendilerini sürekli olarak geliştirmelerini ve eğitilmelerini önermektedir. Ayrıca, toplumda bilgi ve erdemin yaygınlaşmasının, sosyal düzeni güçlendireceğine inanmıştır. Bu nedenle, Farabi'nin toplum anlayışı, birey ve toplum arasındaki ilişkiyi derinlemesine incelemektedir.
Farabi'nin felsefesi, günümüzde de birçok alanda etkisini sürdürmektedir. Felsefi düşünceleri, eğitim, etik, siyaset ve toplumsal yapılar üzerinde önemli bir etki bırakmıştır. Farabi'nin eserleri, özellikle eğitim sistemleri ve etik anlayışlar üzerine yapılan çalışmalarda referans alınmaktadır. Onun düşünceleri, bireylerin kendilerini geliştirmeleri ve topluma katkıda bulunmaları için ilham kaynağı olmaktadır. Farabi'nin felsefi bakış açısı, çağdaş dünyada da geçerliliğini korumakta ve yeni nesillere yön vermektedir.